13/11/2007

Yeter Tenimi Acıtmayın...

h1



Okuduğum ilk Meltem Arıkan romanı.Kesinlikle vurucu ve akılda kalan bir kitap.Kaz Dağlarında 4 eğitimli ve başarılı kadınla onların uzun elemeler sonucu seçtiği ve orada bulunmayı tereddütlü bir süreçten sonra kabul eden 4 kadının çevresinde dönüyor kitap.Geçmişleriyle yüzleşmek ve gerçek kimliklerini sahiplenerek hayatlarına devam kararı alabilmek için önlerinde iki haftalık bir zaman var. Yazar 8 kadının üzerinden ve yaşadıklarından yola çıkarak müthiş bir insanlık tarihi sorgulaması yapabilmeyi başarmış.Yer yer çok sivri ve can acıtıcı detaylar vurgulanarak kitabın temposu hiç düşmeden aynı tonda sürüyor ve okurların ilgisi her daim uyanık tutuluyor.Özellikle kadın cinselliği ve kadın bedeni üzerinde konuşulanlar dikkat çekiyor.Yazar ancak kendi cinselliğine ve bedenine sahip çıkan kadınların gerçek kimliklerini kazanacaklarını ve mış gibi bir yaşamdan gerçek ,mutlu bir yaşama terfi edeceklerini anlatıyor.Aslında kadınların bu anlamda bilinçlenmesi kadın-erkek sorunsalı açısından da çok önemli ipuçları barındırıyor. Kitabın sonunda "Yeter Tenimi Acıtmayın" adlı esere ve dolayısıyla Meltem Arıkan'a uygulanan sansürün resmi belgelerle ortaya konması da son derece ilgimi çekti.Gelişime açık,statükoya hayır diyen,gerçekler karşısında kafasını kuma gömmektense dimdik ayakta durmayı seçmiş tüm okurların eseri beğeneceğini ve üzerinde düşünmeyi seçeceğini düşünüyorum.Keyifli okumalar...

13/11/2007

Olasılıksız...

h1



Öncelikle kitap adıyla çarpıyor kitapsevenleri."Rastlantı diye birşey yoktur" sözüne inanıyorsanız kitap size uygun düşecektir.Başlarında çoğu okurun defalarca belirtmekten bıkmadığı heyecan ve sürükleyiciliği açıkçası ben bulamadım.Kitap yarıdan sonra açılıyor ve insana "biraz daha biraz daha  " açgözlülüğünü aşılıyor.Macera,gerilim ve polisiye sever bir okur olarak şunu söyleyebilirim ki kitapta beni etkileyen kurgu ve olay örgüsünden ziyade teknik detaylar oldu.Özellikle kuantum fiziği ile ilgili bölümler nefisti.Herkesin anlayabileceği sade ve net gerçeklere indirgenmesi kitabı daha da güzel kılmış. Birçok kitapta başıma gelen "Olasılıksız"da da gerçekleşti.Kitabın arkasını okuduğunuzda zihninizde oluşan yüksek beklentileri maalesef bire bir karşılayan bir kitap olmaktan çok uzak.Vasat bir kitap asla değil ama bırakın beklentilerinizi arka kapak oyuncuları değil kitabın kendisi oluştursun.Kitabı nasıl tanımlarım diye düşündüğümde aklıma gelen ilk kelime "ilginç". Gerçekten son derece ilginç bir kitap.Herkese keyifli okumalar...

12/11/2007

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları...

h1



Dünyada yayınlanmasının ardından serinin son kitabı nihayet dilimize kazandırıldı,biz de büyük bir sabırsızlıkla beklediğimiz finale kavuştuk.J.K.Rowling'in serinin beşinci kitabı olan "Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı" nda başarıyla arttırdığı tansiyon serinin son kitabına da damgasını vurmuş. "Felsefe Taşı" ndan itibaren başlayıp herbir kitapla birlikte  gittikçe sayıları artan-okurların zihninde oluşturulan -soru işaretleri hakkıyla cevaplarını buluyor.Açıkçası son kitabı beklerken Rowling bu kadar kör noktayı ve kitapların çokluğundan ötürü artık sayamadığım detayları nasıl birleştirecek diye çok merak ediyordum.Ama yazar yine ustalığını gösterdi diye düşünüyorum.Yıllardır beklenilen bir final olması sebebiyle nihai karşılaşma (Harry Potter-Voldemort) okurların daha bir içine su serpen tarzda kurgulanabilirdi bence.Aslında bir HP okuru olarak bu hissiyatın oluşması bile karakterleri ve kurguyu ne kadar sahiplendiğimizin ve sonuç olarak J.K.Rowling'in başarısını gözler önüne seriyor.Neticede muhteşem Harry Potter serisi layığıyla sona erdi ve her yaştan fantastik edebiyat severlerin kitaplıklarında hak ettiği yeri aldı. Yalnız son bir noktayı da vurgulamakta fayda var.Serinin belki de en özen gösterilmesi gereken kitabına (basım ve cilt açısından) bu derece vasat bir uygulama yapılmış olması beni çok sinirlendirdi.Bu bir satış stratejisi midir bilmiyorum.Ama  "nasılsa ilk altısını okuyan bunu da her halükarda alacak "tarzında bir düşünce mevcutsa ilgili kişilerde çok yazık...

12/11/2007

Taş Meclisi

h1



Gerilim,heyecan,olağandışılık,aksiyon unsurlarının dengeli bir şekilde harmanlandığı bir kitap Taş Meclisi.Grange iki anlamda önemli bir yazar benim için.Eserlerinde değindiği değişik arka planlar ve konular konusunda inanılmaz bir bilgi birikimine sahip olması yazarın teknikliğini vurgularken olayların örgüsü,kurgunun inanılmazlığı, her kitabında okuruna yaşattığı beklenmedik yerlerden yenilen vurgun hissi Grange'in üstün hayalgücünü ve yazma dehasını net bir şekilde gözler önünne seriyor.Taş Meclisi bir parça da olsa diğer kitaplarından farklılık gösteriyor.Siyah Kan başta olmak üzere diğer eserlerde yalın bir gerçeklik ve sersemletici bir finalle karşılaştığımız halde Taş Meclisi özellikle finalinde bana fantastik ögelerin varlığını şiddetle hissettirdi.Kitabın finaliyle ilgili yapılan eleştirilerde öne çıkan "kötü" ya da "vasat" yorumlarına katılmıyorum sadece farklı.Parapsikoloji,şamanizm,illegal nükleer denemeler,telekinezi gibi doğaüstü güçler,nefret,hırs,aşk,gerilim v.b. bileşenleri bir potada bu denli başarılı bir şekilde eriterek oluşturulan bir metin yeteri kadar hayranlığı hakediyor bence.Sonuçta şunu söyleyebilirim ki Grange'in en kötüsü bile rakip yazarların yaratılarından kat kat üstün...

11/10/2007

Senden Başka Yok...

h1


Türkçe(Orijinal Dili:İngilizce)
538 sayfa--2.Hamur--Ciltsiz-14x21 cm.
İstanbul,Eylül 2007,3.Basım
ISBN:978994448500
1.Basım:Ağustos 2007

Yer yer sürükleyici,yer yer komik,yer yer de hüzün verici bir kitap.Anna isimli kahramanın elim bir kaza nedeniyle eşini kaybetmesi sonrasında yaşadıkları,hayata tutunma çabaları,ölüm kavramına alışabilmek adına giriştiği mücadele anlatılıyor kitapta.Eminim eserin orijinalini okuma fırsatı bulabilseydim çok daha fazla zevk alacaktım.Zira çeviri ya da basım sırasında yapılan hatalar zaman zaman anlamsız kopukluklar yaratıyor ve açıkçası okuma zevkini bir miktar örseliyor.Bir de şunu belirtmekte fayda var.Son zamanlarda sıklıkla gördüğümüz üzere bir pazarlama stratejisi olarak kitabın arka kapağına yazılan "Maeve Binchy'nin tahtına aday" gibi ibareler bana hiç gerçekçi gelmedi. Bence Maeve Binchy kitaplarıyla boy ölçüşebilecek ayarda bir kitap değil.Herkese keyifli okumalar...